özgürlük üzerine

ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE…

Kozmosun her alan ve boyutunda iradeli bir işleyiş, kendine has özellikler, bütünlüğe katılım olmakta, tarihsel ve tabii sürecin oluşumuna neden olup belirleyen faktörlerin; özboyutundan süzülerek taşan farklı konum ve bağlam kazanan yapılanması tüm kavramsallaştırma ve hayatiyetin alt yapısını teşkil etmektedir….

Kavramlar ve hayatiyet;

Tabiatın insan üzerindeki etkisi ve belirlemesiyle beraber, insanın genel anlamda kültür oluşturucu yapısıyla devinim ve oluşum içinde gelişir…

Canlılığa ve işleyişe katılan bütün unsurlar insan dâhil, bütünlüğü oluşturmakla birlikte kendine has bir madde ve hareket dünyasıyla sınırlandırılmıştır… Ancak insanoğlu, bitki, hayvan ve diğer canlılık âleminden medeniyet kurucu niteliği ile ayrılır…

Kozmosun ve özelde insanın bu geniş, sonsuz yapısı karşısında insanoğlu, geliştikçe yetersiz kaldığını birikimiyle kavramıştır…

Tarihsel sürecin verileri apaçık göstermiştir ki; kavramlar ve hayatiyete giydirilmek istenen yanlış anlam, kesitsel bakış, bir sonraki dönemde de sorunlar yaşatmıştır…

Bunun en tipik örneği ÖZGÜRLÜK ANLAYIŞI ve hayat içindeki yapılanmasıdır…

Özgürlüğü; evreni ve insanı bütünlükçü bir değerlendirme sonucu değil, kendi bulunduğu parça konuma göre değerlendiren insanoğlu, nihayetinde etnikçi, bölgeci, yerel, mevzi bir beyin ve derinliksiz bir ruh geliştirmiştir.

Kafasını göğe kaldırıp sonsuzluğu görmek yerine ayaklarının ucuna kaydırmış, dar görüşlü ve mutlakçı bir sistematik geliştirmiştir.

Süreç boyunca oluşturulmak istenen bilim ve sistemler, bu yetersiz insan tipini beslemiştir… SUÇ AYDIN VE BİLGİNLERİNDİR… Zira aydın ve bilginler peygamberin varisi olması gerekirken duyum ve ruh eksikliği neticesi bu tür bilime taşeronluk yapmışlardır… Gerçek aydınlar müstesna…

Gerçek özgürlük; evrensel konum ve insan sınırları doğrultusunda İNSANLAŞMA ruhu ve faaliyetidir… Âdem, insan türünün sınır, kapasite ve yönünü belirleyen, canlı, dipdiri bakış açısı sahibi, kosmos ve insanı bilgisi doğrultusunda gerçek manada kavramsallaştırma yapabilen, gerçek insanın sembolüdür…

Sonsuzluğa dönük, tüm canlılığı ve öz boyutları ile tarihi sürecin oluşum ve diyalektiğini kavrayan, tüm zamanların ideal insan tipidir… Sınırsız ve sınıfsızlığı arayan âdem, gerçeği aramanın yönünü göstermektedir… Türk ve Kürt sorunu bu minvalde değerlendirilmeli değil mi?

netkitap.com

Benzeri Konular:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

No Comments »

No comments yet.

RSS feed for comments on this post.

Leave a comment

 30 GÜNLÜK EFT KURSUNU BEDAVA ALMAK IÇIN TIKLA