Sonsuz us ama sonsuzlukla ilgiyi geçtim neredeyse sınırlı bir us kullanımı bile oldukça az. Okuyamama, okuduğunu anlamama, illa bir yanıt vermem lazım itkisiyle gerçekten canım konular kim vurduya gidiyor. Örnek mi soru şu nagual nedir, yanıtlar başlamış , ilk yanıtta nagual ne dğildir hakkında bigilenmiş olduk ancak naguali anlamak mümkün olmuyor öldürülmüş bir kadın var belki odur. Oysa basit bir yanıt var , ben biraz bakmak zorunda kaldım . Nagual ,soyut, tin , niyet gibi isimlerle de ifade ediliyor. Buradan yola çıkarak çok basit bir biçimde günlük yaşam gerçekliğiyle ilgili olmayan demek çok mu zordur. Sanırım zordur, yalınlık her zaman zordur. İnsanlar bu kadar basitmiymiş ya der sonra. O da hoş değil elbet. Sonra devam ediyor çeşitli yazışmalar ama nagualle ilgili tek kelime geçmiyor ve en sonunda veciz bir söze kadar ulaşıyoruz. Yazamayan eleştirmen olurmuş. Niye yazamayan eleştirmen olsun meçhul. Yazmadan nasıl eleştiri yapılır o daha meçhul. Eleştiri için gerçek bir eleştiri için çok büyük bir birikim gerekir bi kerem. Yazar ya da her neyse eseri ortaya koyan kişi bir biçimde kotarır, kafaya takmıştır bir kere sağından solundan kırpar uydurur. Bütün ömrünü adayıp bütün enerjisini bu yola adayıp ortaya şaheserlerde koyan olur, sabah kalkıp üç gün sonra ortaya bir ucubede .Kısaca değersizde , değerlide girer oraya, onu ayırabilecek olan bir çok konuda değerlendirme yapabilecek olan ve bunları ortaya konanla karşılaştırıp yerini belirleyecek olan eleştirmendir. Bilim ve sanat ve fikir bu temelde şekillenir. Ülkemiz coğrafyasında yetişmediği, çok ender rastlandığında da eleştiri kurşunlarına hedef olduğu bilinmektedir. Bknz. Bedrettin Cömert
Salt şu nagual olayından bile neler çıkıyor. Bir de emeğe saygı konusu var ki, alın size bir durum daha. Emeğe saygı konusuda ilginç ama şimdilik. Ben de üzerinde uzun zamandır çalışıp çok yoğun emek verdiğim bir şiiri sunarak bu haftaki yazımı noktalayım.
Alkış için bir şiir
Ben size gelirken bin atlı akınlarda
Şendin geçerdin kahkahalarla
Boğazda türkü söylerdim özleminde aşkının
Senin çıplak ayakların değerdi sulara
Ben size gelirdim yıkanıp gelirdim
Dayanırdım kapına , kapın dayanmazdı bana
Küserdim ben bahtıma
Küserdim ben
Küserdim.
Bir aslan gibi durmadan kükrer kükrer kükrerdim.
Komşular ağlardı halime laleler sümbüller menekşeler
Ağlardı halime ağlardaki balıklar
Selam da vereceğim hani nerede
Şu mutsuzluğumu dindirecek alkışlar.
Haftaya kısmetse Türk Dini malzeme bol ya…Bekleyin…
Benzeri Konular:
- Siteye bakamadım
- AYNA
- Kapadokya Anıları
- Bir anı
- Tembelliğin Psikolojisine Dair…
- "Fraktal Düşünceler" Adlı Kitaptan















Merhaba,
Üye nasıl olabilirim?
sonsuz saygılar, sevgiler.
Şükran Günay
Sitenizde işlemleri yapamıyorum.
Sonsuz saygılar.
Şükran Günay