ÖZGÜR YAŞAMAK

  Eğer sessiz değilsen – nasıl sessizce oturup ya da sessizce durup meditasyon yapılacağını bilmiyorsan – yapıp durmakta olduğun her şey bir eylem değil, tepki olacaktır.   Tepki verirsin. Birisi sana küfreder, düğmene basar ve sen tepki verirsin. Kızgınsın, onun üzerine atlarsın; kalkıp onu bir eylem olarak mı adlandıracaksın? O bir eylem değil, hatırlatırım, o bir tepki. O, hükmedici ve …

Read More »

HAKARETLERE ALDIRIŞ ETMEMEYİ BİLEN KİŞİ…

Bir zamanlar bir delikanlı bir bilgeye talebe olmak istedi… -”Bana öğrenci olmak zordur…” dedi bilge… “Korkarım sen bunu başaramazsın…” Fakat genç kararlıydı… Kendisinden ne isterse yapmaya hazır olduğunu söyledi… Bilge de ona manevi yoldaki ilk görevini verdi: -”Bir yıl boyunca, seni kim kızdırmaya çalışırsa ona bir lira vereceksin…” Genç denileni yaptı ve tam bir yıl boyunca kendisini öfkelendirmeye çalışan insanlara …

Read More »

HAYATINIZI BİR MEVSİM (BİR DÖNEM) YÜZÜNDEN YARGILAMAYIN

Bir zamanlar 4 oğlu olan bir adam varmış. Çocuklarının çok erken karar vermemeleri ve önyargılı olmamaları için onları bu konuda eğitmek istemiş. Böylece her birini uzak bir yerde duran ağacın yanına gidip ona bakmalarını istemiş. İlk oğlan kışın gitmiş, ikincisi ilkbahar, üçüncüsü yazın ve sonuncusu sonbaharda. Geri döndüklerinde hepsini bir araya çağırmış ve ne gördüklerini sormuş.İlk oğlan ağacın çok çirkin, …

Read More »

”BU DA GEÇER YA HU..!” HİÇBİR ŞEY OLDUĞU GİBİ KALMAZ

Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara, kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar. Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini salık verirler. Derviş yola koyulur, birkaç köylüye daha rastlar. Onların anlattıklarından, Şakir’in bölgenin …

Read More »

GÜLEN BİR YÜZ, İYİ ŞEYLERİ ÜZERİNE ÇEKEN BİR MIKNATISTIR (Cavit Çağ)

“Siz önce güler yüzlü olmayı öğreniniz. İşte o zaman, alnınızda çizgiler olmaz. Ve işte o zaman, bir gönüle girmenin anahtarı elinizdedir.” “Güler yüz, önce konuşan dilden önemlidir. Daha sonra dilinizle gözleriniz gülsün.” Dünya kederlerle, yoksulluklarla, hastalıklarla o kadar dolmuştur ki, ruhlarımıza çöken kara bulutları dağıtacak bir güneşe ihtiyacımız vardır. Dünyanın “sevinç” ve “neşe” ekici insanlara ihtiyacı vardır; yükselten ve ferahlandıran, …

Read More »

İKİNCİ ÇOCUKLUK

Burada içinden geçtiğin bu büyük deneyim, temelinde senin kaybettiğin çocukluğunu yeniden elde etmendir. “Kaybolmuş çocukluğun” dediğimde, senin masumiyetin, hayret dolu gözlerin, bir şey bilmemen, hiçbir şeye sahip olmaman ama yine de dünyanın zirvesinde hissetmen demek istiyorum. Bu hayret, coşku, gerginliğin olmaması, endişenin olmaması, kaygının olmaması gibi altından enstantaneler yeniden keşfedilmeli, onlara yeniden kavuşulmalıdır. Elbette ikinci çocukluk, ilkinden çok daha fazla …

Read More »

BIRAKALIM GİTSİN

Yaşamımızın çoğunu, özgür olmanın gerçekte ne anlama geldiğini asla anlayamadan, özellikle de geçmişle çerçevelenmiş pek çok meseleyi devam ettirerek harcarız. BK Jayanti özgürlüğün kolay olduğunu söyler. Ve bu sadece zor olduğu fikrini serbest bırakabilirseniz olur! Bazen ilişkiler veya durumlarla ilgili meselelerin, yalnızca devam ettirerek başarılabileceğini düşünürüz. Fakat bir kuşu sıkıca tutarsanız, bu nedenle muhtemelen onun hayatına tazyik yapmış olursunuz. Kuşu …

Read More »

BEN SADECE KENDİMİM

Bir sabah adamın biri beni görmeye geldi. Ve “Sen ermişsin,” dedi. “Haklısın,” dedim. O orada otururken, bana karşı olan bir adam geldi ve o da; “Sen şeytan gibisin,” dedi. “Haklısın,” dedim. İlk adam biraz endişelendi. Ve araya girdi: “Nasıl yani? Bana haklısın dedin. Bu adama da haklısın diyorsun. İkimiz birden haklı olamayız.” Konuşmaya başladım. “Sadece ikiniz değil, milyonlarca insan benim …

Read More »

GÜVENLİĞE SAPLANMAK

Hiçbir ilişki güvenli olamaz. Güvenli olmak, ilişkilerin doğasında yoktur ve eğer bir ilişki güvenliyse bütün çekiciliğini kaybeder. İşte bu zihin için bir problemdir. Bir ilişkinin tadına varmak istiyorsan güvensiz olmak zorundadır. Onu tamamen güvenli kılarsan tadına varamazsın; büyüsünü, cazibesini kaybeder. Ve zihin bununla da, onunla da tatmin olmaz, o yüzden de daima çelişki ve kaos içindedir. Hem canlı, hem de …

Read More »

DİRENÇ

Direnç, açılıma karşı bir frendir. Bu fren üzerindeki ayak ise kendi ayağımızdır. Bu fren bir çok şey olabilir; korku, somut bir engel, bağımlılıklar. Direncimizi aşmanın tek yolu ayağımızı fren pedalından çekmektir. Kendini durduran tek güç sensin. Bu, evrende başka güçler olmadığı anlamına gelmiyor; onlara gücünü teslim etmezsen seni etkilemeyeceği anlamına geliyor. Realitemizin yaratıcısının kendimiz olduğunu kabul ettiğimiz ölçüde realitemizi değiştirme …

Read More »

NEDEN BİR KADIN BİR ERKEĞE, BİR ERKEK BİR KADINA İHTİYAÇ DUYAR? -RİTİM-

Çocuk annenin rahminde doğar; dokuz ay boyunca annenin vücudu çocuğun vücudunu besler. Çocuğun vücudu tıpkı ağaç dallarının ağaçtan dışarı büyümesi gibi annenin vücudundan dışarı doğru büyür. Çocuk hazır olduğunda elbette rahimden dışarı çıkar, ama hala annenin vücuduyla olabildiğince iletişim halinde kalır; bu iletişim annesinin göğsüyle devam eder – yalnızca süt içmek için değil – fiziksel bir ihtiyaç olan vücut ısısını …

Read More »

SOSYAL FOBİYLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI…

      Öncelikle şunu kabullenmekle başlamanızı öneririm: Bu problemi aktif olarak siz çözeceksiniz. Eğer hiçbir girişimde bulunmaz ve kabuk tutmuş bir yaranın iyileşmesini beklercesine SFnin kendiliğinden sizi terk etmesini beklerseniz bu bekleyiş ömrünüzün sonuna kadar sürebilir. Günün birinde bir kurtarıcının gelip büyülü değneğiyle omzunuza dokunarak sizi bambaşka bir insana dönüştürüvermesi de ne yazık ki gerçekleşme ihtimali çok düşük bir …

Read More »

MUHAMMET ALİ’NİN ZAFERİNİN SIRRI

Bir amatör olarak Olimpik madalyayı kazandı. Ardından üç kez Dünya Ağır Sıklet şampiyonu oldu. 1999’da BBC tarafından yüzyılın sporcusu ilan edildi. Peki, bu muhteşem spor adamından, tüm zamanların en iyi boksöründen biz ne öğrenebiliriz? İşte Muhammed Ali’nin, 5 başarı sırrı: 1- Risk al “Risk alacak cesareti olmayan kişi, hayatta hiçbir şey başaramaz.” İstediğinizi elde etmek için, risk almak zorundasınız. Bu …

Read More »

AŞK

“Hiçbir soylu kadının eşi olamazsın” dedi Arthur. Galahad kızardı ve kekeledi, “Ama Lordum, her şövalye aşkının saflığıyla soylu bir kadına hizmet etmelidir.” “Aşk hakkında ne biliyorsun? diye sordu Arthur. Ses tonunun ithamkarlığı Galahad ‘ı iki kat daha kızarttı. “Eğer soylu bir kadının eşi olmak istiyorsan, sana arasından seçmen için üç tane sunacağım.” Kral hemen yaşlı bir temizlikçi olan gri saçlı …

Read More »

KABUL EDİLMENİN VERDİĞİ ÖZGÜVEN (SHAY’IN HİKAYESİ)

Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul icin bağıs toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu: ‘Dışardaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa herşeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Shay, diğer çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildikleri …

Read More »

SEVGİ NEDEN ACI VERİR?

OSHO’nun sevgi neden çok acı verir? sorusuna cevap veren yazısı: Sevgi acı verir çünkü o saadet için yol açar. Sevgi acı verir çünkü o dönüştürür, sevgi mutasyondur. Her dönüşüm acı verici olacaktır çünkü eski yeni uğruna terk edilmek zorundadır. Eski tanıdıktır, güvenlidir, güvencelidir, yeni olan kesinlikle bilinmezdir. Hiç yelken açılmamış okyanuslara doğru hareket etmek durumundasın. Yeni olanla zihnini kullanamazsın; eski …

Read More »

NEFRETİ AŞMANIN TEK YOLU VAR: AFFETMEK

Kim diyebilir ki, ben bu dünyada, kimseyi kırmadım ve kırılmadım?   Birilerine kızıp, öfke duyup, darılıp, küstük beklide. İçimizde bunca yoğun duygudan sonra, öfke, kin, intikam alma gibi olumsuz duygular gelişti. İşte bütün bu olumsuz duygular bizi yaşadığımız anın zevkini çıkartmaktan, mutlu bir yaşantı sürmekten, sözün kısası daha kaliteli bir yaşam için ileriye doğru bir adım atmaya engel olurlar.   …

Read More »

TRANSA GEÇMEK.. DERİN TRANS.. KONSANTRASYON VE ASTRAL ÇIKIŞ..

Tamamen bilinçli olarak astral beden projeksiyonunu tetiklemek için dört ana gereksinim bulunmaktadır. 1. Uyanık halde kalarak bedeni %100 rahatlatmak 2. Yapıyor olduğunuz işe %100 konsantre olmak 3. Yeterli miktarda enerjiye sahip olmak 4. Astral bedene ayrılması için yeterli baskıyı uygulamak Bu dört şey hep birlikte BDD’yi tetikler. Aşağıda size vücudunuzu rahatlatmayı, konsantre olmayı, zihninizi dinginleştirmeyi, enerji arttırmayı, çakraları canlandırmayı ve …

Read More »

BÜYÜK İSKENDER’İN VASİYETİ…

Büyük İskender bir gün vezirlerini toplamış ve onlara : “Ben öldüğümde cenaze merasimimi söylediğim gibi yapın” demiş. “Ülkemin dört bir yanından tebaamdan olan insanları çağırın. Cenazemin önünden askerlerim yürüsünler silahlarıyla, cenazemin sağından alimler yürüsünler kitaplarıyla, cenazemin solundan zenginler yürüsünler mallarıyla, cenazemin arkasından ise fakirler ve garipler yürüsünler gözyaşı ve dualarıyla… Sağ elime bir Altın küre verin, sol elimi ise boş …

Read More »

KEŞKE”NİN PANZEHİRİ ”İYİ Kİ” DİR.

Keşke”nin panzehiri “İyi ki”dir. İlki ne kadar pısırıksa, ikinci o denli yiğittir. “Keşke”, çoğunlukla bir “ahh”la kopup gelir ciğerden… esefler, hayıflanmalar, yerinmeler sürükler peşinden… “İyi ki” ise, muzaffer bir “ohh”la büyür; cüretiyle öğünür.“Keşke”li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, “iyi ki”lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar. Okulu hiç kırmamışsınızdır, sinemada öpüşmemişsinizdir; …

Read More »