Home » 07 - Ruhsal Mesajlar » Bu Ne İşe Yarıyor?

Bu Ne İşe Yarıyor?

CANLI KRYON MESAJI
“Bu Ne İşe Yarıyor?”

Bu canlı kanallık Laguna Hills, California’da verildi

Lee Carrol kanalıyla
29 Kasım 2009

Selamlar, sevgililer, ben Manyetik Hizmetten Kryon’um. Burada, kim olduğumu açıklamak zorunda olmadığım birkaç dinleyicinin önünde oturuyorum. Burada, odayı dolduran bir inanç, anlayış fikir birliği var. Kalbinize dokunulduğunu hissettiğiniz zaman inancı dağıtamayacağınızın anlayışı vardır. Omuzlarınızda Tanrı’nın sevgisini hissettiğiniz zaman zekanıza bu şeyleri görmezden gelmesini söyleyemezsiniz.

Hala, zeka ve duygusal kalbin birlikte olmayacağını, birinin diğerini desteklemeyeceğini hissedenler var. Onlar birini veya diğerini seçmeniz gerektiğini söyler, çünkü birbirleriyle rekabet ederler. Bu, her şeyin düşüncenin tek bir yoluna veya yönüne riayet etmesi gerektiğini ve bir birleşmenin bir uzlaşma olduğunu söyleyen sizin tekil önyargınızın sonucudur. Ancak İnsan Varlığını, özellikle tekillikten dışarı çıkan ve zeka ve duyguların birlikte inananı (inanır) yarattığını anlayan kişiyi dengeleyen bu uzlaşmadır. Çünkü entelektüel İnsan Tanrı’nın sevgisini yadsıyamaz. Yuvayı yadsıyamaz [yaratıcının içerde olduğu sezgisi]. Ancak, yadsımak istediği şey, üç boyutta olup bitmekte olan her şeydir. Her şeyi var olan tekil bir kanalda bölümlere ayırmak isteyen 3B zihin ile, düz – çizgi düşüncenin İnsan önyargısının çözümlemesini yapabilen ve onu başka her şeyle birleştirebilen kuantum zihin arasında algısal bir savaş olduğunu söyleyebilirsiniz.

Bu nedenle bu, bugünün mesajının konusudur. Partnerim endişeli, çünkü geçen yıl ona, açıklanamaz olanı açıklayacağı bazı kanallıklar vereceğimizi söyledik. Bu mesaj onlardan biridir ve onun geldiğini hissediyor. Bu zordur, çünkü kendi realitesinin kutusunun dışında düşünmeyi gerektiriyor ve mesajı farklı bir paradigmadan, kuantum olan bir paradigmadan gelen bir filtre ile tercüme etmesini gerektiriyor.

Böylece, ona dokunabilmesi için farklı bir şekilde düşünme fırsatı verdik. Ve onun endişeli olmasının nedeni, bunun şu andaki metafiziğin paradigmasını bile parçalamasıdır. “Fiziğin ötesinde” olduğunu hissettiğiniz o şeyler [metafizikteki “meta”] 3B’de hala önyargılı kalıyor.

Işıkişçileri metafiziksel şeyleri anladıklarına inanıyor… düşünmenin bu şeklini tanımlama. Bunu demirlediler ve nitelikleri kutulara yerleştirdiler ve, “fiziğin ötesinde’nin anlamı budur” dediler; onun gerçeğinin gerçekten anladıkları fiziğin ötesine gittiğini asla anlamıyorlar.

Geçen hafta, tekilliğin inanılmaz İnsan önyargısını görmenize yardımcı olmanın olanaklarının kapısını açtım. Şunun gibi açıklamalar yaptım: “Şu anda deneyimlemekte olduğunuz enerjide geçişin sonraki bölümüne ilerleyemezsiniz.” Bunu yapamazsınız. Bunun nedeni, birçoğunuzun içinde var olduğunuz enerjinin 3B’ye ve tekilliğe eğilimli olmasıdır. Bu düşünme şeklinizdir, çünkü bu tüm İnsanların düşünme şeklidir. Bunda yanlış olan bir şey yok ve siz doğduğunuzdan beri var olduğunuz yol budur. Bu sizin bu şekilde düşünmek için hayatta kalma içgüdünüzdür, çünkü çevrenize uyar. Ama şimdi bilinçli olarak bunun ötesini düşünmek zorundasınız. Kuantum İnsan, daha büyük etkiyle çalışmak için, DNA’sının kuantum bölümlerini aktive edebilen insandır.

Böylece sizden yapmanızı istediğimiz şey, iş eldivenlerini toplamanızdır ve farklı düşünmenizdir [bu meydan okumayı kabullenmek]. İçine doğduğunuz paradigmanın düşünerek çözüm bulma sürecine başlamanın zamanıdır ve bu zordur! Bazılarınız için imkansızdır.

Geçen hafta, size bilim ile ilgili bir mesajda önyargıyı gösterdik. O mesajın hepsini gözden geçirmeyeceğiz, ama sadece İnsan Varlıkların tekil yönlü, tekil dijitli, tekil önyargılı yaratıklar olduğunu söylüyoruz. Üç boyutta, zamanda tek yönde ve sadece tek bir istikamette giderler – ileri doğru. Geçmişi ziyaret etme kavramı yoktur. İnsanlar ebediyen ileriye gitmeyi kavrayabilir, ama bu düşünceyi geçmişe uzatmayı düşünmekte sorun yaşarlar, çünkü bunun bir başlangıcı olmak “zorundadır”. Bu önyargıdır – her şeyin tekil bir yolda ve tek bir yönde ilerlemesi. Onlar yaşlı ruhun ne anlama geldiğinin paradigmasını anlamazlar, çünkü bu dokunulamaz ve geçmişte olan bir şeydir. Eğer sadece ileriye doğru bakıyorsanız, zamanı birçok yönlerde göz önüne alan boyutsallığa giremezsiniz. Sadece tek bir tanesini görürsünüz.

Eğer kuantum düşünürün gözleriyle dönüp onlara bakarsanız, gezegende sahip olduğunuz spiritüel inanç sistemlerinin mantıksızlığının apaçık olduğunu daha önce birçok kez ifade ettik. Çünkü neredeyse bunların hepsinde, siz İnsanlar daha önceki bir yaşama sahip olmadan yaşam sonrasına gidiyorsunuz! Her nasılsa gezegene “gelen” ebedi ruhun tarihi veya geçmiş enerjisi yok. Yine de bununla ilgili hiçbir şey düşünmüyorsunuz, çünkü zamanın treni sizin için sadece tek yönde gider ve siz onun hızını değiştiremezsiniz.

Gerçek şu ki, bu “zaman treni” aslında son yıllarda hızlandı. Bunu hissedebiliyor musunuz? Ancak saatler daha öncekinden farklı şekilde ilerlemiyor ve bu sizin görecelik dediğiniz şeydir. Ünlü bilim adamlarınızdan biri bunu size anlattı, buna rağmen bunu kendiniz için kabul etmeyeceksiniz, öyle değil mi? Aynaya bakıyorsunuz ve bir İnsan Varlığı görüyorsunuz. Bir, tek bir ruh görüyorsunuz. Yüksek Benliğinizden tamamen ve bütünüyle bulutlarda bir yerlere uzaklaşmış olarak bahsediyorsunuz. Ama o sizinle birlikte değil, çünkü siz tekilsiniz.

İnsanlar Tanrı’yı bile bölümlere ayırır. Sadece tek bir Tanrı vardır; bu nedenle, Tanrı’ya giden tek bir yol vardır. Sadece tek bir yol vardır ve birçokları size bu yol üzerinde olmanızın daha iyi olduğunu söyler, çünkü eğer bu yolda olmazsanız, öldüğünüz zaman Yaratıcı ile tekrar birleşemeyeceksinizdir. Tekil önyargıyı görüyor musunuz? Siz Tanrı’ya tırmanan tek bir merdivendesiniz ve onlar sağdaki merdivende olmanızın daha iyi olduğunu söylüyor… ve sadece tek bir merdiven var.

Eğer o tekil, doğru merdivende olmazsanız, sizi yargılayacak olan bir Tanrı olduğunu anlattılar. Öldüğünüz zaman, bir parçası olduğunuz inanılmaz sevgi dolu Tanrı size bakıp, “Yanlış merdiven! Çok üzgünüm” diyecek. Bu size Tanrı’nın sevgisi gibi görünüyor mu? Görüyorsunuz, her şeyi kuantum Tanrı’ya uygulayan İnsan Varlığının felç edici düşünce önyargısıdır. Bu şekilde düşünüyorsunuz. Şimdi, hepiniz bu şekilde değilsiniz ve bunu biliyorum. Ama eğer öyleyseniz, bu yargılanmaz, çünkü bu sizin realitenizdir.

Bu mesaj ön yargıyı giderme amacına sahip olanlar ve kuantum resmi görmelerini engelleyen basitliği geride bırakmayı düşünmeye başlayanlar içindir. Bu mesaj, sadece 3B parçasını gerçekten çözdükleri zaman, onu çözdüklerini hisseden Işıkişçileri içindir… ve şimdi onlar kalanı istiyorlar.

Bir an için kendinizi o psişik fuarlardan birinde olduğunuz ve her tarafınızda hizmet reyonlarının (stand) bulunduğu metaforik bir senaryoya koymanızı istiyorum. Bir nümeroloji standı var. Bir çanak – çalma standı var. Müzisyenler var. İçinde birçok kristaller, taşlar olan bir stand var. Astroloji için bir stand var. Şimdi bunların hepsini sizinle birlikte ziyaret edeceğim ve her birindeki İnsan önyargısını göstereceğim ve yol boyunca hemen hemen hepinizi gücendireceğim! Bu eleştirici bir mesaj değil, daha çok önyargının açığa çıkarılması.

Öncelikle: Metafiziksel bir yerde bile, İnsanlar en yeni şeylere bakarak bir standdan diğerine giderken, aynı soruyu sorarlar? Bu, önyargıyı ele veren bir sorudur. Belki bu kristal bir çanak veya yarı değerli bir taştır; belki üretilmiş olan bir şeydir. Belki bir sistem veya bir süreçtir. İnsan Varlıklar ona bakar ve her zaman sorar, “Bu ne işe yarıyor?”

Nümeroloji Standı

Sizi nümeroloji standına götüreyim. Bu odada birinci – sınıf bir nümerolog var ve ben başlamadan önce nereye gideceğimi zaten biliyor [Bu Barbra Dillenger’dir]. Nümerolojinin sizin sahip olabileceğiniz en lineer, ezoterik bilimlerden biri olduğu görülüyor. Büyük sayıları tek bir sayıya indirger ve sonra tek rakamın enerjisini tanımlar. Rakamlar çok lineerdir ve bir sırada var olurlar, böylece daha lineer ve tekil bir realiteyi temsil ettiklerini düşünebilirsiniz. Bu şekilde görünmektedir. Ama olmakta olan bu değildir.

Biraz eğlenelim. Nümeroloji standına geliyorsunuz ve bir sistemi uygulayan veya “okuyan”, bir okuyucu sizi selamlıyor,  size bir rakamını veriyor. Ona bakıp “Bu ne işe yarıyor?” diyorsunuz.

Sorduğunuz şey, ‘bu enerji benim için ne yapar?’dır. Yaratımımın kutusunda burada bir rakamı ne yapar? Onu nasıl kullanırım?

Şimdi, tam bir önyargılı lineer bakış açısından, orada tek başına oturan ve size bakan standdaki kişi size şöyle açıklayabilir, “Pekala, bir rakamı yeni başlangıçlar anlamına gelir.” “Teşekkürler, bu anlama geliyor. Harika. Bu güzel. Bu okumaya dayanan, sabırsızlıkla bekleyeceğim yeni başlangıçlarım var.” diye düşünüyorsunuz. Şimdi, lineer yanıta sahip oldunuz, öyle değil mi? Ama bir an için başka bir boyuta gidelim. Bir rakamı bununla ilgili ne düşünür? Ah canım, bazılarınızı kaybettiğimi sanıyorum. Rakamlar “düşünmez”! Belki sizin boyutunuzda değil, ama rakamlar enerjiye sahiptir. Bunu inceleyelim.

Bu rakam orijinal olarak tek başına yaratılmamıştır, ama siz ona sanki tek başınaymış gibi bakıyorsunuz. İnsanlığın bir rakamını geliştirdiğini ve sonra birkaç yıl bekleyip iki rakamını keşfettiğini mi düşünüyorsunuz? [Kahkaha]. Hayır. Bir rakamı asla yalnız olmadı. Asla. Her zaman nümerik bir sistemin parçası oldu. Bir rakamını bir kutuya koyamazsınız, ama koydunuz ve onu tanımladınız ve bu bilgiyi bir okuma için “kullandınız”.

Bir rakamı 3B kutunuz hakkında ne düşünüyor?

Arkadaşlarım nerede? Diğer rakamlar nerede?” Beni bir kutuya koyamazsınız!”

Şimdi, aniden, lineer düşünceyle değil, kuantum düşünce ile ilgileniyoruz. Bir rakamı etrafında rakamlar olmasına alışıktır. Okumanın bağlamında bir rakamının etrafndaki nitelikler nedir? Onun tarihini biliyor musunuz? Saymanın parçası mıydı? Sonra, onun yanında oturmakta olan sıfır ve ikinin etkisinin ne olabileceğini sormalısınız. Bir hesaplamanın sonuçlarının parçası olsaydı ne olurdu? Sizin pi dediğiniz şeyin rakamlarından biri olarak orada otursaydı ne olurdu? O zaman farklı bir enerjiye mi sahip olurdu? Görüyorsunuz, şimdi o lineerliğin dışındadır… tekil veya lineer olan herhangi bir şeyin dışındadır.

İnsan gerçekten , “Bu ne işe yarar?” veya hatta “Bunun anlamı nedir” diye soramaz. Rakam kendi başına hiçbir şey yapmaz, çünkü ilişki kurmak için İnsanın kuantum enerjisine sahip olmalıdır. Eğer okuyucu birinci – sınıf bir okuyucu ise, o da bir rakamının tarihini ve nasıl üretildiğini ve hem geçmiş hem şimdiki anda onun etrafında olabilecek rakamların imalarını bilir.

Size anlatmakta olduğum şey, nümerolojinin kuantum olmasıdır ve gerçekten asla bir rakama bakıp “Bu ne işe yarıyor?” diye soramazsınız. Nümerologlar bunu bilir ve nümerologlar rakamları diğer rakamlarla bir araya getirmek için ellerinden geleni yaparlar, böylece bu, lineerlikte verilen, bilmeniz gereken bir şeyi tanımlayan kuantum bir yanıt geliştirir. Bu, nümerologu kuantum tercüman yapar.

Bu ne işe yarıyor?” o zaman bir çocuğun “sevgi” sözcüğü ile ilgili sorabileceği türde bir soru olur. Çocuğa yanıt vermeyi size bırakıyorum. [Kryon gülümser].

Alfabeden bir harfi çıkarıp aldığınızı ve sözcükler ve iletişimler için tasarlanmış olan bir sistemden onu ayırdığınızı, sonra “Bu ne işe yarıyor?” dediğinizi hayal edin. Yanıt şöyle olacaktır, “Diğer harfler olmadan, Hiçbir şey!”. Ah, şimdi rakamların belki de bir dil olduğunu görüyorsunuz? Aslında, böyledir.

Tarot Standı

Çok uzun zamandır gezegende kuantum bilim prosedürleri ve prosesleri bulunmaktadır, buna rağmen İnsan Varlıklar hala bunların hepsini lineerleştirmeye eğilimlidir. Nümeroloji sadece bunlardan biridir. İkincisi: Tarot. Burada bir kart, herhangi bir kart çekmek isteyen İnsan varlığı var ve Tarot standında bir kart çeker. Kartı masaya koyar ve sorar, “Pekala, bu ne anlama geliyor?” Tarot okuyucu İnsana bakar ve “Tarotu bilmediğiniz anlamına gelir. Kart kendi başına hiçbir şeydir. Onun etrafına başka kartlar koymalısınız. Bu yaymaya bağlıdır; kartın yüzünün baktığı yöne bağlıdır. Bir mesaj verir, çünkü işleme dahil olan ve belirli bir niteliği soran İnsan Varlığı tarafından eşzamanlı tarzda gelişigüzel seçilen kartların kalanıyla birleştirilmelidir. Bu, onun üzerinde bilincin dolanmasını gerektirir ve niyet ister. Ayrıca kartı çeken kişinin ruh haline tepki gösterir!”

Gerçekten dinlemeyen İnsan, kartları çekmeye devam eder ve aniden iblis kartı çıkıverir ve İnsan Varlığı ona hafifçe vurur ve sorar, “Bu kötü, öyle değil mi? Bu ne anlama geliyor? Bu ne yapar?

Bu reaksiyon, çok lineer olduğunuz içindir, görüyor musunuz? Bu sizin 3B bilincinize inşa edilmiştir. Tarot okuyucu, bunun kartın gelişigüzel eşzamanlı niteliklerinin toplamı olduğunu, durumun etrafındaki saklı enerjilerin ipuçlarını verdiğini – kötü bir kart olmadığını açıklamaya çalışır ve sizin için yön potansiyelini okur. Ve bu kuantum bir olaydır! Farkı görüyor musunuz? İnsan tek bir kartın tekilliğini alıp onun etrafında tüm bir senaryo yansıtmak ister.

Psişik Okuyucu

İnsan Varlığı psişik bir okuyucuya gider. Okuyucu ona psişik okuma yapar ve İnsan Varlığı standdan çıkar ve “Başıma gelecek olan şey bu” der, bir an sonra her şeyin değişebileceğini asla anlamaz! Bir an sonra yaşamında, onu dizleri üzerine çöktüren ve kalbini açan bir olay olabilir ve okumada olan şeyi tamamıyla hükümsüz kılan bir karar verir! Görüyor musunuz? Ama çoğu İnsan bu şekilde düşünmez. Onlar sadece önlerindeki lineer yolu görürler. Eğer birileri onlara geleceklerinde olan şeyi anlatırsa, tüm gördükleri budur. Herhangi bir kuantum düşünceye hiç izin vermezler veya onu değiştirme yeteneği için kendilerine itibar etmezler. Öyleyse bu “gelecek anlatma” nedir?

İyi bir psişik okuyucu, sadece o anın en kuvvetli potansiyellerini görebildiğini açıklayacaktır. İnsan tamamen kendi yaşamından sorumlu olduğundan, herhangi bir zamanda bunları değiştirebilir. Böylece okumanın sadece “şimdi” için iyi olduğunu söyleyebilirsiniz. Bunun gibi bir okumada verilen olay potansiyelleri için gerçekte zaman yoktur, sadece gelişebilecek veya gelişmeyebilecek potansiyellerin enstantane resimleri vardır.
Bazı İnsan Varlıklar tekil olan bir yolda yaşama başlar ve bunun sahip oldukları tek fırsat olduğunu düşünerek, son nefeslerini alarak sonuna kadar yolu gider. Tüm yaşamlarını düz bir çizgide yürürler, kuantum bilinçle eğer isterlerse treni bile durdurabileceklerini anlamazlar! İsterlerse bunu tersine çevirebilirler. İsterlerse daha uzun yaşayabilirler. Tüm bu şeyler kuantum düşünmenin sonucudur.

Karma, insanlığın üzerinde oturan ve bireylerin bunu veya şunu başarmaları gerektiğini veya bu veya şu olmaları gerektiğini hissetmelerine neden olan eski bir lineer sistemdir… hepsi hücresel bir şekilde onlarla konuşan, onları realite kanalına iten bir enerjiyi tatmin etmek için.

Tekrar, bu eski karmik enerjinin bu yeni geçişte değiştirilmeyi beklediğini söylüyoruz. Dilediğiniz herhangi bir zamanda bundan dışarı çıkabilirsiniz. Bu bilgiyi ilk kez 1989’da verdik ve bunu Kryon iletişimlerinin birinci kitabında okuyabilirsiniz.

Çanak Standı

Sonraki standa geçiyorsunuz ve şarkı söyleyen çanakların hepsi önünüzde parıldıyor! Bunlar güzel. Farklı renkteler. İnsan zihni görünürde lineer düşünceyle doludur… bu harika yaratımlar ile ilgili sorular sorar.

Bakın! Birisi yeşil olanı beğeniyor ve doğru şekilde çalındığında onun çıkardığı sesi seviyor.

Çanak üstadına “Bu ne işe yarıyor?” diye sorar.

Çanak üstadı yutkunur ve lineer bir yanıt düşünmeye çalışır. Lineer şekilde yapabileceği en iyi yanıtı verir, “Pekala, müzikteki Fa notasını çalar ve bu kalp çakrasının rengidir.”

Kalbime mi faydası var?” diye sorar katılımcı.

Tam olarak değil” diye yanıtlar çanak üstadı sabırla. Uzun bir duraklama olur…

Dirseğim için bir tane çanağınız var mı?” diye sorar katılımcı. “Dirseğim ağrıyor. Dirseğim için bir çanağa ihtiyacım var.”  Çanak üstadı izin istemeye çalışır.

Başka birisi konuşmaya kulak misafiri olur: “Ben bahçıvanım, toz toprak için bir çanağınız var mı?”

[Kahkaha]

İşte kuantum bir enstruman ve İnsan her şekli ve rengi bölümlere ayırmak ister ve onun bir şeyler “yapmasını” ister!

İnsan Varlıklar tekil, düz – çizgi tarzda düşünür. Nesneye giderler ve şöyle derler, “Bunun yaptığı tekil şey nedir? Tamamen dengelenmem için kaç tanesini çalmam gerekir? Kaç tane çakra, kaç tane nota, kaç tane renk? Wow, hepsini alıyorum!

Ne demek istediğimi görüyor musunuz? Şimdi, bir an geri dönelim ve size çanak üstadının bildiği şey ile ilgili biraz içgörü vermek istiyorum. O bir kuantum yaratıcıdır. Çanaklar çok farklı malzemelerden ve farklı boyutlarda ve şekillerde yapılmıştır, farklı renklere sahiptir. Çanaklar çalındığı zaman (sese titreştirildiğinde), havadaki titreşimler [ses] bir fark yaratır, çünkü titreşimler müzikteki notalar şeklinde işitilir. Ana notaya kulağın işittiği temel nota adı verilir, çünkü o en yüksek notadır. Temel notayı hem üst tonlar hem de alt tonlar çevreler, bunların bazıları her iki yönde de İnsanın işitmesinin ötesindedir. Bu güzel, kuantum müzikte, Akaşa’ya konuşan enerjiler yaratan titreşimler vardır ve bu titreşimler ruhun dilini yaratmak için belirli bir şekilde bir araya gelirler… ve İnsan Varlığı sorar, “Bu ne işe yarıyor?”

İşte ruhunuzla konuşabilen bir çanak! Kuantum titreşimler kulaklarınıza gider ve etrafınızdaki havada kuantum bir olay yaratır, çünkü hava sizin kim olduğunuzu bilir. Hava çanağı bilir ve çanaktaki elementler sizi tanır! Bu kuantum bir olaydır. Eğer çanağa sahip olmayı seçiyorsanız, o bunu bilir! Eğer karanlıkta tek başına iken onu çalmayı seçerseniz, o sizi rahatlatır. Bu kalbinizle ilgili değildir veya yeşil renk ile ilgili değildir ve de Fa notası ile ilgili değildir. Bunların hepsi lineerdir. Bu gerçekten ruh seviyesinde olan kuantum bir zekadır. Ve çanak üstadı, “Bu ne işe yarar?” diye soran İnsan varlığına bunu nasıl açıklar?

Bugün burada bulunan özel çanak üstadı [William Jones] kuantum bir olay yaratmak için maddeleri eşsiz şekillerde kullanarak, ebediyen etrafta bulunan kristal tonların içine kuantumluluğun nasıl konulduğunu yeniden icat ediyor. Şarkı söyleyen bir çanak ile yaratılan şeyin özü, bir mini – portaldır ve bu doğrudur. Ve eğer bunların etrafınızda çalındığını işittiyseniz, ne demek istediğimi bilirsiniz. Aslında, bunlar ruhuzunu hafifletir, rahatlatır, öyle değil mi? Öyleyse çanak üstadı önünde duran ve “Peki, bu çanak ne işe yarıyor?” diye soran o kişiye nasıl yanıt verir?

Diyelim ki, siz bir uzaylısınız ve başka bir gezegenden geldiniz ve müziği hiç işitmediniz. Dünya’ya gelirsiniz ve şaşırtıcı bir şey işitirsiniz ve bir İnsan varlığına “Bu nedir?” diye sorarsınız. Ve o yanıtlar, “Bu müziktir”. Sonra sorarsınız, “Bu ne işe yarıyor?”

Müzik ve Sanat Kuantumdur

Buna nasıl yanıt verilir? Müzik ve sanat zaten kuantumdur. Bir orkestra şefinin önünde oturursunuz ve o sizin titreşimler ve armoni dediğiniz sesleri çalar, bazılarınız gülümsersiniz, bazılarınız da ağlarsınız.  Harika bir besteci tarafından yazılmış olan bir şarkıyı işitirsiniz ve hepsi birlikte çalan bir senfoninin önünde oturursunuz ve bazılarınız gülümser, bazılarınız ağlar. Bestecinin kim olduğunu bilen bazılarınız, besteci o şarkıyı yazarken onun özünü ziyaret bile edersiniz! Şimdi, bu kuantumdur.

Görüyorsunuz, müziğin yaptığı şey budur ve buna rağmen İnsan Varlığı şöyle der, “Bu ne işe yarar? Spesifik olarak, uyku zamanı için bir şeyler istiyorum. Sağlığım için bir şeyler istiyorum. Bitkilerim için çalabileceğim bir şeyler istiyorum.” Bu çok tekildir! Çünkü akortların seslerinde büyü vardır. Aslında bu kuantumdur. Size tek bir bestenin size ve bitkilerinize faydalı olabileceğini söyleseydim ne derdiniz? Çünkü kuantum halde, yaşam gücü aynı şekilde tepki verir.

Birçok insan Paris’te Louvre’daki güzel resimlerin önündeki banklarda oturur. Bazıları oturur ve resimleri seyrederek, sanatçının her fırça darbesine katılarak, bir araya gelen tek bir ezgiyi seslendirecek şekilde yüzen renklerin dehasına bakarak bir saat ağlar. Sanatçının resmi yapması lineer zamanda uzun sürer, buna rağmen siz onu aynı anda görebilirsiniz. Bu kuantumdur! Bunu günlük yaşamına uygulayabilir misin, İnsan Varlığı? Bunu tekilliğine uygulayabilir misin? Birazdan buna değineceğim.

Yarı Değerli Taş Standı

Sonraki standda kayaları ve yarı değerli taşları ziyaret ediyorsunuz. Şimdi, burada bir kaya üstadı var. O kim olduğunu biliyor. O, kayalara çekildi. Bunu işi haline getirdi. O her türde kayayı seviyor.

Katılımcılar büyüleniyor. Bir kaya kutusundan diğerine gidiyorlar ve etiketleri okuyorlar: Bu denge için. Bu sizi biraz havada yüzdürür. Bu sağlık için. Bu topraklanma için. Onlar sormak zorunda bile değiller, çünkü kutular etiketli! Onlar için ne kadar tekil! İnsanlar bunu sever, etiketler onların ilgisini çeker.

Size bir şey soracağım: Diyelim ki denge için olan taşı aldınız ve bir an tuttunuz. Tatmin oldunuz mu? Bir an kuantum düşünelim. Dinleyin: kaya sizin kim olduğunuzu nasıl biliyor? Sadece herhangi birini mi dengeleyecek? Siz özellikle zor bir vaka iseniz ne olacak? Görüyorsunuz, kayayı tuttuğunuz zaman, o sizin kim olduğunuzu bilir! Aslında bu kayanın metafiziksel olarak denge için olduğu biliniyorsa, devam etmekte olan kuantum bir olay vardır. Görüyor musunuz?

İnsan Varlıklar bunu kavramaz. Mantık ile takip etmediler, onlar çok tekildir. “Onu alacağım” derler. Ceplerine koyarlar. “Şimdi dengelendim”. Bir gün dolaplarında ceplerinde onu keşfederler. O zaman yaşamlarının neden bu kadar kötü olduğunu anlarlar. Taşı unutmuşlardır! Ama ceketleri dengelenmiştir!

[Kahkaha]

Bu başka bir Kryon şakası. Tüm bunlardaki çılgınlığı görüyor musunuz? Bu eğlenceli ve önyargıya bakmak gülünç. Ama haklı olduğumu biliyorsunuz. Tüm enerjisel taşların anasından söz edelim, kristal. Şimdi belki ona bakıp, “Oh, bunda çok fazla eğimler var” dersiniz. Kristal kuantum bir taştır. Böyle olmak zorundadır, çünkü tek bilinen kayadır, kristal anıları taşıyabilir. Kristal ızgaradan bahsettik ve Yaradılış Mağarasındaki kristallerden defalarca bahsettik. Bunlara kristalin dememizin bir nedeni var, çünkü bunlar bu gezegende bir rol oynar. Siz gittikten çok sonra, onlar kim olmuş olduğunuzun ve kim olduğunuzun anılarını taşırlar. Ruh özünüz her zaman dünyada kalır.
Kristallerde, jeoloji ve İnsan arasında bir etkileşim vardır. Bu derindir ve kuantumdur. Jeoloji bunu sever ve size daha önce verdiğimiz bilgiyi vereceğiz: Sadece taşa benzemesi kristalin cansız olduğu anlamına gelmez. Cansız nesneler dediğiniz şeylerde yaşam vardır, sizin için ve eviniz için anıları taşırlar. Burada çağların kuantum zekası vardır ve bu taşların bazıları sizi tanır, çünkü sizdeki yaşlı ruhu görürler ve dünyanın tozuna karşılık veriyorlar. Burada bir döngü vardır ve İnsan Varlığı bunu alır, cebine koyar, yürüyüp çıkar ve onu dolapta bırakır – bunların ikisinin bu gezegendeki güzel kuantum döngünün dansına katıldığını anlamaz. Sizler dünyanın tozundan ortaya çıkarsınız. Tozda yaşam vardır, taşlarda yaşam vardır.

Astroloji Standı

Son standa gidelim. Bu biraz karmaşık. Bu, gezegendeki en eski bilimlerden biridir – astroloji. Astrolojiye enerji çalışması denebilir, çünkü gezegendeki bir İnsanı etkileyen enerjiyi tanımlayan ilk sistem türü idi. O bir İnsan Varlığı etrafındaki spesifik olarak durumla ilgili enerjiyi tanımlayan bir sistemdi ve orijininizin güneş sistemine dinamik olarak dahil edildi. Gezegenlerin yörüngesel mekanikleri etrafındaki durumların karmaşık setini kullanmayı geliştirdi, gerçekten güzel bir kuantum olayı tanımlar. Güneşin yerçekimsel manyetik kaynağın dayanak noktası olmasıyla [motor] ve gezegenlerin bu güçle itilip çekilmesiyle, astroloji, güneşin bu itme – çekme “kuantum bilgisini” solar rüzgarla dünyaya püskürtme, dünyanın manyetik ızgarasıyla, sonra DNA’nızla etkileşme niteliğinin etkisidir. Görüyorsunuz, bu göründüğünden daha fazlasıdır.

İnsanların çoğu haritalarını çıkartırlar. Tek bir İnsan varlığı için tek bir harita. İnsan Varlığı ona bakar ve şöyle der, “Peki, bu ne anlama geliyor, ne işe yarıyor, bunun benim için anlamı ne? Kısmetimi söyleyen bir şey mi?  İşime yardımcı olacak mı? Dirseğimin ağrısına faydası olacak mı?”

[Kahkaha]

Oh, ne kadar tekil! [Kryon gülümser]. Birçok insan bu şeylere çok tekil şekilde bakar, bunun derinliğini anlamaz. Size sözbilimle ilgili bir soru vereceğim. Bu, yanıtlayamayacağınız bir sorudur. Ve yine de kuantum halde yanıta sezgisel olarak sahip olacaksınız ve o lineer olmayacak, sizi rahatsız edecek.

Odada birinci sınıf bir astrolog var ve o kuantum astrolojiyi geliştirecek olan ilk kişilerden biri olacak. [Michelle Karen’den bahsediyor]. Geçen yıl, kuantum halde Akaşanın sizin için ne anlama geldiğinin, DNA’nızda sizin için kişisel olarak ne anlama geldiğinin bilgisini verdik. Geçmiş yaşam diye bir şey yok, öyle değil mi? Geçmiş yaşama sahip olduğunuzu söyleyemezsiniz, çünkü taşıdığınız şey gezegende şimdiye dek yaşanmış olan tüm yaşamların doruk noktası, sonuçlanmasıdır, yaşlı ruh. Sizi bu yere getiren şamanik özgeçmişiniz olabilir ve o hala geri alınmak için oradadır. Taşıdığınız bilgelik yaşamış olduğunuz tüm yaşamların bir yansımasıdır. Dünya bunu bilir; siz bunu biliyorsunuz; Yaradılış Mağarası bunu bilir; sizinle gelen melekler bunu biliyor. Psişik okuyucuların kim olduğunuzu kolayca görmelerini sağlayan budur, çünkü siz “görülebilen” kuantum enerji taşıyorsunuz! Psişik okuyucular yaşamları, orada sahip olmuş olduğunuz enerjileri görebilirler – bir sıra halinde değil, ama tek olarak görülen yaşamların bir toplamı olan, olduğunuz kuantum çorbada görürler.

Sizin için bir sorum var: Astrolojik burcunuz nedir? Peki, “Bakayım, Şubat’ta doğdum..” dersiniz. Hayır, hayır. Ne zaman doğduğunuzu sormadım.  Sana ait olan astroloji enerjisini bilmek istiyorum, yaşlı ruh, çünkü eğer siz bir kombinasyon iseniz, yaşamların bir çorbasıysanız, belki var olan her bir ayda, her bir saatte doğdunuz. Bunu düşünün. Şimdi benimle konuşmanızı istiyorum. Astrolojik burcunuz nedir? Belki burçların hepsidir?

Burcunuz en güncel olan mı? Bu zamanda amacınız için sizi çeken burç olduğu için, Akaşanızda ortaya çıkan burç mu? Astrolojik özelliklerinizi değiştirmeniz mümkündür. Bunu biliyor muydunuz? Çünkü burçlarınızın hepsi oldunuz, yaşlı ruh! Bunu düşünün. Gerçekte siz kimsiniz?

Şimdi bunu size bırakacağım, ama bu odada burçlarını değiştirmiş olanların bulunduğunu söyleyeceğim. Akaşik niteliklere bakmak astrolojiyi zorlayacaktır ve bu sadece Akaşayı okuyabilenler tarafından yapılabilir. Onu okumak çok zor olmayacak, çünkü kuantum olanlarınız onu açıkça görecek. İçinizdeki yaşlı ruh, etrafınızdakiler tarafından görülebilir olacak ve birçokları bunu gözlerinizde görecek – sevginin bilgeliği. Bugün uzmanları tanımladım, ama birini ihmal etmiş olabilirim.
Radionics


Uzun mesafeden gönderilebilen bir şifa enerjisi var. Burada bunu yapabilen dört kişi var. Biri radionics olarak adlandırılan cihazı kullanıyor, diğerleri bunu kendileri yapıyorlar. Bir an cihazdan bahsedelim, çünkü tekilmiş gibi görünüyor, ama tekil değil. O probleminizi teşhis eder ve bunu üç boyutta uygun şekilde yapar. Şöyle rapor verir , “İşte senin kimyanın ihtiyacı olan şey. İşte detaylar.” İnsan Varlığı bundan hoşnut olur, çünkü bu bir doktorun yaptığı şeydir. Çok tekildir, görüyorsunuz. Ancak, bundan sonrası farklıdır. Cihazla birleşen cihazın operatörü kuantum olan bir şey yapmak için ilerler. Odadan dışarı çıkıp evinize gitseniz bile, nerede olursanız olun, hangi ülkede olursanız olun, operatör ve bilgisayar birlikte, radyonikleri kullanarak cihazın ölçtüğü enerji solüsyonunu size gönderir! Burada bunu bilen ve “makine ile bir” olan biri var. [Bea Wragee’den bahsediyor].

Bu mümkün olabilir mi? Aslında evet, çünkü kuantum süreci temsil ediyor. Ancak, size şunu sorayım: o sizin nerede olduğunuzu nasıl biliyor? Dünyada yedi milyar insan var ve o tam sizin evinize ve tam sizin bedeninize geliyor? Nerede olduğunuzu nasıl biliyor? Bu, metafizikte kötü isim alan bir şey, çünkü aptalca ve inanılmaz görünüyor. Bunu düşündüğünüz bir sonraki sefer, bir kuantum fizikçisine dolaşıklığı sorun. Kuantum fiziği bahsettiklerimizin çoğunu temsil eder. Spiritüelliğin bu özelliklere sahip olmasını gerçekten olağandışı buluyor musunuz? Yaratıcı enerjinin neyi temsil ettiğini düşünün!

Burada telefonda sizi okuyabilen ve size enerji gönderen şifacılar var. Gözlerinizdeki niteliklere bakabilir ve size enerji gönderebilirler… ve bu gerçektir. Ve o kim olduğunu biliyor [dinleyiciler arasındaki Keith Smith’den bahsediyor]. O eterlere enerji gönderdiğinde, enerji sizin nerede olduğunuzu nasıl biliyor? Yanıt güzeldir ve bitirirken size bunu vereceğim.

Havanın her molekülü kim olduğunuzu bilir. Gezegendeki tozun her zerresi kim olduğunuzu bilir. Bunların hepsi yarattığınız sistemin parçasıdır ve yaşam gücünün parçasıdır. Tüm dünya, dünyanın üzerindeki her şey DNA’nızda, içinizde bulunan bir yaratıcı tarafından tasarlanır. Bu gezegende gerçekleşen geçiş sizi buna uyandırıyor ve süreçte sizler daha fazla kuantum oluyorsunuz.

Bu sadece farklı düşünmek mi? Hayır. Hücresel yapınızdaki yaratıcının yüzüne dokunan gerçekte sizsiniz. Aynada kendinize bakın. Kaçınız bunu görebilirsiniz? Henüz çok fazla kişi yok, ama olacak. Çünkü 3B’de, siz sadece yaşlanan bir İnsan Varlığına bakıyorsunuz… tüm yapabildiğiniz bu. Ancak, bunu geçebilen İnsan kutsanmıştır. Aynada birbirinizin gözlerine bakmanız için meydan okuyorum – aynadaki siz! Bunu uzun süre yapın. Biraz gülümsemeyi deneyin. Burada olduğunuz için kendinizi kutlamayı deneyin. Evren’de temsil ettiğiniz muazzam grubu, olduğunuz yaratıcının parçasını görmeye çalışın ve hatta belki onu göremediğiniz için dalga geçin.

Size verdiğim tüm bu şeyler, neden geldiğinizi anlamanız için bunlar gerekli. Bir İnsan Varlığına bakıp, ne yapmış olursa olsun onu sevebilen veya onlarla ilk kez karşılaşıp yaşlı bir ruh olduklarını bilenin bir kuantum düşünür olduğunu söylemek istiyorum.  Kuantum düşünür genelde insanlığa bakar, onları yargılamaz, sever – çözümlere bakar, problemlere değil. Bu kuantum düşünürdür. Çünkü bu İnsan tarihi görür; yaşam döngüsünü ve doğa ile bağlantıyı görür. Hayvanların her şeyde oynadıkları rolü, havanın oynadığı rolü, kayaların, enerjinin, sistemlerin oynadıkları rolü görür. Bu şeylerin hepsi tekil olmamak için tasarlanmıştır.

Bu ne işe yarıyor?”

Belki bu basit soruyu ve bununla ilgili 3B önyargısını düşünmek sizi önünüzde bulunan sizin olan potansiyellere uyandırır. Yakın görüşünüzün dışında bulunan bu aletleri kavramak için birazcık kuantum düşünmeye başlamalısınız. 12 meridyen ile çalışan akupunktur uzmanları, var olduğu bile görülmeyen yerlere ezoterik iğneleri batırmaya başlamak için, meridyenlerin üzerindeki meridyenlere bakmaya başlamak zorundalar.

Bilim bu yönde ilerleyecek. Fiziğin ilerlemesine ve bedeni arkada bırakmasına izin verecek misiniz? Etrafınızdaki her molekül, her atom, içinizdeki yaratıcının kuantum çorbasını bulmanız için yalvarıyor. Orada kuantum zamk vardır ve bu en sonunda gezegeni değiştirecek olan şeydir. Bunun için sahip olduğumuz bir isim bile yok, bunun İnsan bilincinin tekamülü olduğunu söyleyeceğiz.

Oturup ayaklarınızı yıkarken, oturup sizi severken, bugünün mesajı budur. Ben insanlığın aşığı Kryon’um. Ve öyledir.
KRYON

www.kryon.com

(Çeviri: Saffet Güler)

Benzeri Konular:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

YORUMLAR

Tavsiye Edilir

BEREKET ÇEKİ RİTÜELİ

  Günlük hayatınızda rahatça kullanabileceğiniz ve benim de çok sık kullandığım bir ritüeli paylaşacağım sizlerle. …