Home » 06 - Sağlık Konuları » Hipertansiyon Belirtileri ve Tedavisi

Hipertansiyon Belirtileri ve Tedavisi

Hipertansiyon çoğunlukla geçici bir durum değildir. Sizin için uygun tedavi yöntemi saptandıktan sonra bunu aksatmadan takip etmelisiniz. Hipertansiyon (kan basıncı yüksekliği), atardamarlar içindeki kan basıncının yüksekliğidir.

Bu hastalık beyinden kalbe kadar nerdeyse bütün önemli organları etkileyebilir. • Sistolik basıncın 140 mmHg veya üzerinde olması • Diastolik basıncın 90 mmHg veya üzerinde olması getirilen tanımlardır. Özellikle diğer risk faktörleri ile birlikte olduğunda yüksek kan basıncı koroner arter hastalığı ve serebrovasküler olay (inme) riskini arttırır. Yüksek kan basıncı çocuk ve erişkinlerde olabileceği gibi;

  • Orta yaş ve yaşlılarda
  • Obezlerde
  • Yüksek miktarda alkol alanlarda
  • Oral kontraseptif kullanan bayanlarda
  • Diabet, gut ve böbrek hastalığı olanlarda daha fazla görülür.

Risk faktörleri

• Yüksek miktarda sodyum alımı bazı insanlarda kan basıncını yükseltir.
• Vücut ağırlığının normalin üzerinde olması
• Düşük fiziksel aktivite

Doğru tansiyon nasıl ölçülür?

Hasta en az 10 dakika oturarak dinlenmelidir ve heyecanlı olmamalıdır. En doğru tansiyon oturarak ve sol koldan ölçülür. Aletin manşonu yüksek bir basınca kadar havayla doldurulduktan sonra hava yavaş olarak boşaltılır. Bu sırada stetoskop (dinleme aleti) ile dirsek ekleminde ön kısımda atardamarın yarattığı sesler dinlenir. Seslerin başladığı basınç sistolik değeri (büyük tansiyon), bittiği yer diastolik değeri (küçük tansiyon) verir. Tam elektronik aletlerle tansiyon ölçümleri yanlış sonuçlar verebilir. Şüpheli durumlarda klasik aletlerle ölçüm yinelenmelidir.

Kalbiniz kanı damarlarınıza pompaladığında damarlarınız kanla dolar ve gerilir. Basınç meydana gelir. Kalbin kasılmasıyla damarlarda meydana gelen bu basıncı ölçtüğünüzde karşınıza tansiyon çıkar. Kalp gevşediğinde ve damarlardaki kan dağıldığında damar içerisinde kalan kanın meydana getirdiği basınçta ölçülürse buda halk arasında küçük tansiyon olarak isimlendirilen kısmı teşkil eder. Örneğin tansiyonunuz 16 küçük tansiyonunuz ise 10 olabilir. Kalp tekrar kasıldığında damarlarda bir önceki kasılmadan kalan kan miktarı basıncına (küçük tansiyon) karşı kasılacaktır. Yani küçük tansiyon daima kasılan kalbin önünde bir engel teşkil edeceği için küçük tansiyon yükseldiğinde kalbin önündeki engel yükseleceğinden kalbin işi artmakta ve kalp zorlanmaktadır. Bu nedenle küçük tansiyonun önemi büyük tansiyona göre daha yüksektir. Tansiyon yükselmesinin başlıca 5 nedeni vardır.

• Atardamarların damar sertliğinden dolayı çaplarının daralması.
• Daralmış damarlarda tuz kullanımına bağlı artmış sıvı miktarı.
• Stres
• Sigara
• Ve diğer nedenler.

Atardamarlardaki kan basıncı kalp tarafından dokulara yeterli kan gitmesi için yaratılan akım nedeniyle olur. Kalbin çalışma hızı, dokuların oksijen gereksinimi veya psikolojik duruma göre kan basıncı gün içinde değişir. Kan basıncı değerleri kişilerde yaşla birlikte özellikle 65 yaştan sonra artabilir. Bu artış özellikle sistolik (”büyük tansiyon”) kan basınçlarında olur. Bunun dışında oluşan yüksek tansiyon durumları nedenine göre ikiye ayrılabilir: kendiliğinden oluşan birincil hipertansiyon veya belli bir hastalığa bağlı olarak oluşan ikincil tip. Hastalarda çoğunlukla birincil hipertansiyon tipi görülür. Bu tip kan basıncı yükseklğinin neden oluştuğu konusunda çok çeşitli varsayımlar vardır. Bunlar arasında vücutta tuz metabolizması bozukluğu, atardamarlardaki daralmalar, sinir sistemi bozuklukları sayılabilir. Hipertansiyon birkez oluştuktan sonra giderek böbrek, beyin gibi organları etkileyerek kan basıncının daha da yükselmesine neden olabilir. İkincil hipertansiyon böbrek hastalıkları, bazı hormon bozuklukları, kalpten çıkan büyük damarlardaki hastalıklar, alkolizm, uyuşturucu kullanımı gibi nedenlerle olabilir.

Belirtiler

Hipertansiyon önemli organları etkiledikten sonra belirti verir. Genellikle sinsi olarak bütün vücutta kalp, beyin, böbrek ve gözler gibi organlarda zedelenmelere neden olabilir. Ani tansiyon yükseklikleri, baş dönmesi, yüzde kızarma, halsizlik, burun kanaması, sinirlilik gibi bazı belirtilere neden olabilir. Hipertansiyon genellikle sıradan tansiyon ölçümleri sırasında farkedilir.Tansiyon genellikle yavaş olarak yükseldiğinden dokular buna uyum gösterir ve hastaların kan basıncı yüksek olsa bile belirti görülmeyebilir. Hipertansiyon daha ileri dönemde ise kalp, beyin ve böbreklerde yaptığı zedelenme nedeniyle akciğer filmi, EKG, ekokardiografi (kalp ultrasonu) gibi tetkiklerde özel bazı değişikliklere neden olur. Hipertansiyon, zaman içinde kalp yetmezliği, büyük damarların yırtılması, beyin kanamaları gibi nedenlerle ölümlere neden olabilir.

Tedavi Seçenekleriİlk olarak yaşama biçimini kolaylaştırmak, sık tatiller ve dinlenmeler yanında diyette tuz kısıtlaması önerilir. Fazla yüksek olmayan kan basıncı durumlarında bu önlemler yeterli olabilir. Böyle önlemler ağır hipertansiyon hastalarında etkili olamaz. Böyle durumlarda ilaç kullanımı gereklidir. Böbreklerden vücuttaki tuzun atılımını sağlayan, damarları gevşeten veya hormon düzenini etkileyen bazı ilaçlar son zamanlarda tedavide yüz güldürücü sonuçlar alınmasını sağlamaktadır.

Yüksek tansiyon riskini azaltmanız ve tansiyon tedavinizde yardımcı olmanız için aşağıdaki prensipleri uygulamalısınız
1. Stresi azaltınız.
2. Tuz ve tuzlu yiyecekleri yemeyiniz. (Salça, Turşu, Peynir, Zeytin, Konserveler)
3. Rejim yapınız, Kilonuzu kontrol ediniz.
4. Sigarayı bırakınız.
5. Alkolu bırakınız.
6. Eğzersiz yapınız.

Bu prensipleri uygulamanıza rağmen tansiyon kontrolünde istediğiniz sonuç alınamazsa ilave olarak doktorunuzun verdiği ilaçları kullanmalısınız. Tedavi genellikle yaşam boyu sürer, tansiyonunun düşmesi ile ilaç kullanımının bırakılması çok zararlı olabilir.

Benzeri Konular:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

YORUMLAR

Tavsiye Edilir

BAKIŞ AÇINIZI DEĞİŞTİRDİĞİNİZDE, İNSANLAR NASIL DEĞİŞİR

  Olayların gidişatından hoşlanmıyor olabilirsiniz. Mutluluğunuz üzerinde güç sahibi olanlarla aynı fikirde olmayabilirsiniz. Ancak burada …